Zevkin doruklarına ulaşmaya, ilişkiye girmeden de girmiş gibi azıp rahatlamayı isteyenler, farklı bir hikâye, farklı bir fantezi olsun diyenler için yepyeni ve de şahane bir seri başladı SEX: ZEVKİN DORUKLARI. Bu zevk veren kitabı okudukça daha fazlasını hayal edecek ve çok daha fazla rahatlayıp zevke gelecektir. Öyleyse ne duruyorsunuz, başlayın okumaya :)
Yine olağan bir gün olacaktı onun için. Yılların verdiği sıradanlık artık gittikçe
daha da sıkıcı olmaya başlamış ve işine olan sevgisini git gide yitirmeye başlamıştı.
Saatler dokuzu gösterdiğinde işe başlamış; saat 12' de öğle arasına çıkıp yemeğini
yemiş ve tekrar işe koyulmuştu. Artık son sürücü adayına bir deneme sürüşü yaptırıp
günü bir an önce bitirmek istiyordu. Son aday gelmişti. Karşısında 22 yaşında derin
dekolteli beyaz bluzu ve diz kapağının bir hayli üzerindeki siyah mini eteğiyle
karşısında adeta taş gibi bir kız duruyordu. 22 yaşında oluşunu da bilgilerine
bakarken görmüştü. Ama çok da umursamamıştı ilk başta, sonuçta klasik her
zamanki sürücü adaylarından biri olacaktı o da. Ama birden karşısında böyle bir
güzelliği görünce duraksadı. Sude daha önce gelen sürücü adaylarından tamamen
farklıydı. Hoş geldin demekle yetindi. Sude kibarca "hoş buldum" deyince biraz
kendine gelebildi. "Ben Hakan, sizin eğitmeniniz ben olacağım, dilerseniz direkt
arabaya geçelim. Geçerken de araba ile ilgili neler bildiğinizi ve deneyimlerinizi
dinlemiş olurum dedi." Hakan." Peki, olur" dedi Sude.
Sude ve eğitmeni Hakan arabaya doğru yol alırken, Sude arabalar hakkında
hiçbir şey bilmediğini ve daha önce de hiç sürmediğini söyledi eğitmenine. Eğitmeni
bunun sorun teşkil etmeyeceğini ve birkaç deneme sürüşünün ardından hepsini
öğreneceğini söyleyip ona şoför koltuğuna oturması için kapıyı açtı ve anahtarı verdi
eline. Sude arabaya doğru geçerken arkadan onun minnacık eteğinin savruluşunu
gördü ve aklından o pürüzsüz bacakların hayal mi yoksa gerçek mi olduğunu
anımsayamadı bir an. Ta ki Sude'nin "Siz binmeyecek misiniz yoksa?" diye
gülümseyerek seslenmesine kadar. "Geçiyorum hemen" deyip yan tarafa doğru geçti
hızla.
Hakan yan tarafa geçip oturdu öncelikle kontağı çevirdi Sude. Ne yapması
gerektiğini anlatmaya koyuldu bu esnada gözlerini Sude'nin derin dekolteli bluzunun
altındaki göğüslerinden alamıyordu bir türlü. Beyaz bir bluz giydiğinden altında bir şey
giymediği anında belli ediyordu ki zaten dolgun göğüslerinin uçları da bluzdan üst
kısmına dayanmış neredeyse dışarı fırlayacak halde duruyorlardı. Sude arabayı
çalıştırdı ve birlikte yavaşça yola koyuldular bu esnada Hakan öğrencisine ne
yapması gerektiğini birer birer anlatmaya devam ediyordu.
Yola koyulalı yarım saat olmak üzereydi. Biraz ilerde dönüş yapacakları yere doğru
gidiyorlardı artık. Buradan mı döneceğiz diye sordu Sude. Hakan da istemsizce evet
dedi sonra da ekledi istersen biraz daha gidip ilerden dönebiliriz dedi, hem daha çok
da pratik yapmış olursun böylece. Sude bir an için kararsızlık yaşasa da olur tabi ki
de dedi.
İlk kez buradan dönüş almamıştı sonunun nasıl olacağını tahmin bile
edemiyordu ama artık bir şeylerden de gerçekten sıkılmıştı. Sude'nin yavaş
ilerlemesini fırsat olarak gören Hakan istersen "gaza biraz basabilirsin" dedi sonra da
yavaşça elini Sude'nin sağ bacağının üzerine koyup gaza basması için biraz bastırdı.
Zaten minnacık olan Sude'nin eteği oturunca hepten yok olmuş gibiydi. Zarif
bacaklarına bakmaktan kendini alıkoyamayan Hakan yola bakmaktan komple
sıyırmıştı kendini artık. Ama sonra tekrar yola bakıp bir iki direktif verdi bu esnada eli
de yavaşça Sude'nin bacak arasına doğru kayıyordu. Sude sanki hiçbir şey olmamış
gibi heyecanla direksiyonu tutmuş sürüşe devam ediyordu. Artık Hakan'ın eli iyice
bacak arasına gidince Sude'nin heyecanı bir anlığına arttı ve yanlışlıkla gazı
körükledi. Tam yoldan savrulacak gibi olurken Hakan ani bir refleksle direksiyonu
hafif kırdı ve savrulmaktan son anda kurtardı onları. Bunun sonucunda Hakan da her
ne kadar istiyor olsa da istemsizce suratını Sude'nin memelerinin arasında bulmuştu.
"Çok özür dilerim, şeyy, ben biraz heyecan yaptım" dedi Sude arabanın hızını
düşürdüğü esnada. Hakan hiçbir şey olmamış gibi; "sorun yok, devam et lütfen" dedi
ve gaza basması konusunda cesaretlendirici bir konuşma yaptı. Sude tekrar
hızlanınca hakan yine bacak arasına attı elini Sude'nin. Sude ise hiçbir şey olmamış
gibi yola bakmaya devam etti
Artık anayoldan sapmışlar ve ormanlığa doğru giden bir yola girmişlerdi.
Hakan iyice cesaretlenip elini Sude'nin tam bacak arasına attı ve bir anda usulca
okşamaya başladı. Sude ani bir fren yapıp durdu. Ne yapıyorsunuz siz diye
sormasıyla inlemesi bir oldu.
Sude gözlerini eğitmenine dikti. Bir yandan istemiyor gibi durmaya çalışıyor ama öbür
taraftan da kendine hâkim olamıyor bu zevk veren anı sonuna kadar yaşamak
istiyordu. Üstelik karşısındaki de onu fazlasıyla arzuluyor gibiydi. O da eğitmenini ilk
bakışta çekici bulmuş ama böyle bir şeyi yine de hayal dahi etmemişti. Ama şimdi işte
eğitmenin eli orasındaydı. Usulca okşuyor ve bu da ona zevk veriyordu.
Hakan artık kendini iyice kaptırmış ve eliyle zaten kısa olan eteği iyice sıyırmış
elini de külotunun altına sokup öğrencisinin ıslanmaya başlayan bacak arasına
ulaştırmış ve usulca okşamaya başlamış, bununla yeni öğrencisini baştan çıkarmayı
başarmış gibiydi. Şimdi göğüslerinden gözlerini ayırınca Sude'nin ona zevk alıyormuş
gibi görünen yüzünü gördü ve ona yaklaşıp öpmeye başladı kırmızı rujlu dolgun
dudaklarını. Diğer eliyle belini kavrayıp iyice yakınlaştırdı kendine.
Sude artık tereddütlerini bırakmış ve kendini iyice eğitmenine teslim etmeye
başlamıştı. Eliyle eğitmeninin kemerini açtı. Pantolonunun düğmesini de açıp
fermuarı aşağı indirdi hızlıca. Sonra pantolonun üzerinden bile büyüdüğü anlaşılan
şeye dokunmaya başladı külotunun altından. Elledikçe büyüyordu, büyüyordu. İkisi
de artık kendilerini tamamen bırakmış ve zevk dolu dakikalara yapmış oldukları
amansız ve ateşli başlangıcın keyfini yaşamaya başlamışlardı.

Yorumlar